17 Eylül 2012 Pazartesi
2 aylık dondurmacı çürümemin kepsli özeti
iş saatleri içinde -müşteri olmasa bile- oturmak, gazete okumak, telefonla oynamak yasaktı. Burası benim oyun alanımdı. 2 ay boyunca ertuğrul özkök, ayşe özyılmazel, balçiçek ilter, fatih altaylı, emre aköz, engin ardıç ve nazlı ılıcak gibi tırt ötesi köşe yazarlarını okumakla cezalandırılacağımı bilseydim, baştan bu işten vazgeçebilirdim. Hıncal Uluç'u ise sevmeye başladım.
Uzun süre büyük bir yalan olduğunu düşünmeme rağmen, bu konuda ciddilerdi. uzun süre dolapta bekleyen dondurma üzerinde kaymak tabakası oluşuyodu. ilk gördüğümde çıldırmıştım. Dondurmanın doğallığı konusunda ikna etmeyi başardılar.
Dondurmacı zincirinin açık ara en kötü ürünü. Sarelleli dondurma isteyen müşteri gördüğümde nefret seviyem artıyodu.
dünya üzerindeki açık ara en iyi fıstıklı dondurma. baklava imitasyonu.
okunamaması tehlikesine karşılık, bölge müdürümüzün yazdığı mailini özet geçiyorum: ''dondurma dolabının üzerine koyduğunuz suları soğuk koyarsanız su satışlarında ciddi artış olduğunu göreceksinizdir''
evet, maalesef 5 tane suyu satmak için böyle bir mail atmaya üşenmeyen bir bölge müdürü vardı. adı hikmet. iq'su 5 falan.
d10 ve d2. güzide deterjanlarımız. ikisini karıştırınca napalm bombası oluyodu.
oyuncaklarım. fazlasıyla çirkinler, ama yapıcak bişey yok.
uzaydan getirtildiğine inandığım bulaşık makinesi. balcının üzerindeki yağla karışık kir tabakasını temizleyebileceğine inanıyorum.
akşam manzaram. son bir hafta gerçekten çıldırmanın eşiğine geldiğimi hissediyordum.
Sütlerin şahı, majesteleri. respect.
engin ardıç'taki tatso güzelliğini fark edebildiyseniz ne mutlu size.
15 Eylül 2012 Cumartesi
Bodrum benim için artık sadece bir şehir adıdır.
Kemsa'nın niyeti çok belli, badenin bakışlarında çaresizliği görebilmeniz için sansür uygulamasını bu seferlik sadece kahpe için kullandım, bade üzerinde sadece eksikleri tamamlamakla yetindim.
Resim sanırım her şeyi açıklıyor.
Fare her yerde fare amk.
mehmet umur kendisini fenerbahçeye bağlayan 3+1 yıllık sözleşmeyi marmaris beach club'da imzaladı. Sözleşmenin ilk yılı itibariyle mehmet umur'un ailesinden kurtarılacağı belirtildi.
alakasız. soldaki teyzem, sağdaki de siirt valisi.
25 Ağustos 2012 Cumartesi
Coming soon
2-3 gün içinde 2 aylık dondurmacı çürümemin özetini geçicem, kepsleri olabildiğince az tuttum. Kepsroman anlatımı konusunda ne kadar başarısız olduğumu anlamış olduğunuzu tahmin ediyorum. Sözcüklere boğucam sizi.
Not: Bi daha temmuz ağustos aylarını istanbul'da geçireni siksinler.
Not: Bi daha temmuz ağustos aylarını istanbul'da geçireni siksinler.
22 Temmuz 2012 Pazar
19 Temmuz 2012 Perşembe
BİR HİKAYEM VAR (Kepsroman)
Bir zamanlar kadıköy anadolu lisesinde talaş günü düzenlemişler. Pek çok öğrenci okula girmeyip sokakta alkol almış. Bu öğrencilerden bazıları biraları ağzıyla, bazıları da götüyle içiyormuş. İşte bizim hikayemiz de biraları götüyle içen iki ev arkadaşının hikayesi.
Şimdi bunlardan birinin adı çetso, birinin ki de darko. Darko zaten erkenden gelmiş içmeye. Diğer arkadaşları geldiğinde adam zaten sarhoşmuş. Çetso da 3(üç) dakka içinde 2(iki) birayı kafasına dıkmış.
Sonra Çetso ölümü yaşamış adeta, sağa sola yatmış el aleme laf atmış terbiyesiz. O sırada darko da içmeye devam ediyormuş. Millet eline tutuşturuyormuş ısınmış biraları.
Neden sonra bu ikisi bi ara sakin kalmış. Darko telefonla birini darlıyomuş. Arkadaşları da "hadi bize poz verin de kepsinizi alalım" demişler. Kafaları taşşak olduğu için bu ikili söylenenleri anlayamıyorlarmış. O sırada çürükçülbakteri, "keps alınıyo kafanı kaldır yaraaam demiş"
Kafasını kaldırma yetisi bulunmayan darkonun kafasını çürükçülbakteri kaldırmış. O an darko bi tatlı olmuş bi tatlı olmuş. Aynı şekerpare.
Sonra çetso bu güzelliğe dayanamayıp yapışmış darkoya. Öpmüş Öpmüş doyamamış.
Sonra da bu iki sarhoş hayatlarına devam etmişler.
9 Temmuz 2012 Pazartesi
Yaz Okulu: Vizeye kadarki özet
Pazartesi salı çarşamba 11 de kalkıp duşa giriyorum. Sihirli yatağımı şu şekilde bırakıp okuluma doğru yol alıyorum.
1 kase dost süt içine yine bim'den satın aldığım neskuike benzeyen şey atıp yiyorum.
Bazen metro istasyonunda dikilen babamı görüyorum. Israrla işe gittiğini söylüyor. İnanmam çok güç olsa da yine de beni kandırıyor.
Metroda oturacak yer olmasa da kendine yer bulabiliyor. Oldukça uyanık bir yapısı var.
Babamın oğlu olduğum için metrobüste oturucak yer olmasada kendime yer buldum.
Düzenli not tutma isteğime karşı koyamadığım için 50 lik kareli kağıt aldım. Yaz okulunun ilk kazığını yemiş ve farkında değildim. Kağıda 7.5 lira vereceğimi kasada kulağıma fısıldadılar.
Matematik hocam oldukça kaliteli olmasına rağmen derste keps alanları hiç düşünmüyor. Sürekli hareketli. Karşılıklı yazış halindeyiz.
Kendisi yaz okulunun tek güzelliği!
Asisthan dan yüksek verim alıyorum. Tipim olmadığı için yazış SINIRLI!
Sağdaki yerimi kapan kız. Kendisi benden yüksek not alırsa sikicem. Soldaki şakirt Esma Nur.
İsmi sıktım ama çok yüksek ihtimalle doğru.
Okuldan eve dönmek evden okula gitmek kadar zorlu. Okuldan girerken var olan yol bir anda kendini tadilata alıp eve gitmemi uzatmaya çalışıyor. Çok sinsi.
Kendisi bilgisayar hocam.
Yazışma çok yüksek seviyede. Kendi özel mail adresini bana verdi.
İstemese de ya yüksek not vericek ya da sevişçez.
Her ne kadar başlarda zenci arkadaşı sevsem de kanı bozuk çinli kankası ve günde iki kez kullandığım tuvaleti tıkaması yüzünden aramız çok bozuldu. Bu kepsle beraber eve dönüş yolculuğumuz başladı.
Yatağımın sihirli olduğunu söylemiştim. Rahatlıkla eski haline dönüşebiliyor.
Zorunlu ders çürümesi gerçekten de çok zevkli.
Alaka : Bulunamadı.
Divan-ı Can Mert
Yıllık çürümesi yaşarken, Maksut'un cordın'a yazdığı akrostişi buldum. Sanırım tunç uyak konusunda daha iyi bi çalışma görmedim. Saygılarımla sunarım:
Divan-ı Can Mert
Canıma can kattın neyleyim senden gayrı
Ah ederim senden ayrı, odamda gayrı
Namımı saldım dünyaya lakin yaşayamam senden ayrı
Maksadı sendin Maksut'un bu dünyadan gayrı
Eyleme beni senden asla gayrı
Ramadı destun buyursa da fermanda gayrı
Ta anadan babadan kalma yaşayamam senden ayrı
Maksud-i Şerif
Divan-ı Can Mert
Canıma can kattın neyleyim senden gayrı
Ah ederim senden ayrı, odamda gayrı
Namımı saldım dünyaya lakin yaşayamam senden ayrı
Maksadı sendin Maksut'un bu dünyadan gayrı
Eyleme beni senden asla gayrı
Ramadı destun buyursa da fermanda gayrı
Ta anadan babadan kalma yaşayamam senden ayrı
Maksud-i Şerif
3 Temmuz 2012 Salı
23 Haziran 2012 Cumartesi
URUNGU KIRCA İÇİN SAGU
Beyler, zamanında urugay için akrostişli şiir yazmışım, izmitteki evin en kuytu köşesinden çıktı. Ağlamak üzereyim, duygu yoğunluğumu sizlerle paylaşmak zorundayım.
Şiir hayatımda gördüğüm en kötü şiir çetsoları bekliyorum.
Hangi kafayla böyle bişey yaptım hiçbir fikrim yok, urungu aşkımın zirve yaptığı yıllardaydı heralde, 2008 veya 2009 olabilir.
Önemli not: Şiirde çok sayıda teşbih ve sembol vardır. Rimbaud el kitapçığıyla okumanızı şiddetle tavsiye ederim.
İşte şiir:
Uganda'dan mı geldin bre Suşehirli?
Rica etsem tekrarlar mısın ismini?
Unisex mi adın, mert desem olmaz mı ki?
Nasıl bir ismin var senin ey Maveraünnehirli?
Geçit vermezdi pota altında, dağıtırdı beynini
Unutulur mu Ben Wallace'a olan benzerliği
Kürşadın kılıcı bile adam etmedi çılgını
Ismarla bir yeşim abla, bak nasıl edersin gönlünü.
Refahına düşkündür, o en büyük açgözlü
Cetso gider o kalır, Moda'nın en ülkücüsü
Atsızın şaşkını, atlet giymez kış günü.
Sondan bir önceki dizede şiirin tataklığına bağlı kalarak düzenlemeye gittim, eski hali çok alakasızdı.
Şiir hayatımda gördüğüm en kötü şiir çetsoları bekliyorum.
Hangi kafayla böyle bişey yaptım hiçbir fikrim yok, urungu aşkımın zirve yaptığı yıllardaydı heralde, 2008 veya 2009 olabilir.
Önemli not: Şiirde çok sayıda teşbih ve sembol vardır. Rimbaud el kitapçığıyla okumanızı şiddetle tavsiye ederim.
İşte şiir:
Uganda'dan mı geldin bre Suşehirli?
Rica etsem tekrarlar mısın ismini?
Unisex mi adın, mert desem olmaz mı ki?
Nasıl bir ismin var senin ey Maveraünnehirli?
Geçit vermezdi pota altında, dağıtırdı beynini
Unutulur mu Ben Wallace'a olan benzerliği
Kürşadın kılıcı bile adam etmedi çılgını
Ismarla bir yeşim abla, bak nasıl edersin gönlünü.
Refahına düşkündür, o en büyük açgözlü
Cetso gider o kalır, Moda'nın en ülkücüsü
Atsızın şaşkını, atlet giymez kış günü.
Sondan bir önceki dizede şiirin tataklığına bağlı kalarak düzenlemeye gittim, eski hali çok alakasızdı.
13 Haziran 2012 Çarşamba
8 Haziran 2012 Cuma
27 Mayıs 2012 Pazar
14 Mayıs 2012 Pazartesi
8 Mayıs 2012 Salı
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




































